İnternet veya sosyal medya Üzerinden hakaret suçu

İnternet veya Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu

Hakaret, bir kimsenin şeref, onur ve saygınlığını zedeleyecek şekilde söz, yazı, işaret veya davranışlar suretiyle küçük düşürülmesi anlamına gelmektedir. Hakaret, Türk Ceza Kanunu’nda da suç olarak düzenlenmektedir. Günümüzde sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, internet ortamında işlenen hakaret suçları da giderek artmakta ve önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’na Göre Hakaret Suçu

Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında düzenlenmektedir. Buna göre, bir kimseye onur, şeref veya saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle kişinin onuruna saldırılması hakaret suçunu oluşturacaktır.

Hakaret Suçunun Unsurları

  • Fail ve Mağdur: Hakaret, belirli bir kişiye yönelik olmalıdır. Genel veya belirsiz bir gruba yönelik ifadeler hakaret suçunu oluşturmamaktadır.
  • Hareket Unsuru: Hakaret, sözle (örneğin küfür), yazıyla (mesaj veya yazı), jestle (el kol hareketleri) ya da diğer davranışlarla (örneğin karikatür) işlenebilmektedir.
  • Haksızlık Unsuru: Hakaretin hukuka aykırı olması gerekir. Eleştiri, kural olarak hakaret suçunu oluşturmamaktadır ancak duruma göre eleştiri hakaret niteliği teşkil edebilmektedir.
  • Kasıt: Hakaret suçunun işlenebilmesi için failin kastı, yani bilinçli bir şekilde rencide etme amacı taşıması gerekmektedir.

Hakaret Suçunda Cezalar

  • Basit hakaret suçunda 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
  • Hakaret suçunun alenen işlenmesi halinde verilecek ceza 1/6 oranında artırılacaktır.
  • Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı işlenmesi halinde verilecek cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz.
  • Hakaret suçunun bir kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi inançlarını, düşünce ve kanaatlerini açıklaması, değiştirmesi, bunları yaymaya çalışması veya mensubu olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun şekilde hareket etmesi nedeniyle işlenmesi durumunda, verilecek cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
  • Hakaret suçunun, kişinin mensubu olduğu dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik olarak işlenmesi durumunda, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
  • Kurul hâlinde görev yapan kamu görevlilerine, görevlerinden dolayı hakaret edilmesi durumunda, bu suç kurulu oluşturan tüm üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak bu durumda, Türk Ceza Kanunu’nun zincirleme suça ilişkin hükümleri uygulanacaktır.

İnternet veya Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu İşlenmesi

İnternet veya sosyal medya üzerinden hakaret suçunun basit şekli, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmektedir. Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi bakımından 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası söz konusu olacaktır.

Kanunda bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek sözlerin tek tek sayılması mümkün değildir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, internet üzerinden sergilenen söz veya davranışın bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelik taşıması veya sövme fiilini oluşturması gerektiğidir.

Buna örnek olarak, Yargıtay uyarınca bir kimseye sarf edilen “şerefsiz”, “haysiyetsiz”, “gerizekalı”, “aptal” gibi sözler hakaret olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra, kişiye isnat edilen olgu veya fiil ispatlandığı takdirde hakaret suçu söz konusu olmamaktadır. Örneğin, kasten öldürme cezasından mahkumiyeti bulunan birisine “Sen X kişisini öldürdün” denildiği takdirde hakaret suçu söz konusu olmayacaktır.

Kişinin şeref, onur ve saygınlığını zedeleyecek kadar ağır nitelikte olmayıp kaba söz ve davranış niteliği taşıyan fiil veya sözler bakımından da hakaret suçu oluşturmayacaktır. Buna örnek olarak Yargıtay, verdiği bir kararda “Adam ol!” denilmesini hakaret değil, kaba söz olarak değerlendirmiştir.

Kanun, hakaret suçunun internetten ileti yoluyla işlenmesini de öngörmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 125/2. maddesi, ileti yoluyla gerçekleştirilen hakaret suçunu düzenlemektedir. Bu tür hakaretlerde ceza miktarı aynı olmakla birlikte, hakaretin niteliğine göre fiil, huzurda hakaret veya gıyapta hakaret olarak değerlendirilmektedir.

İleti yoluyla hakaretin huzurda hakaret sayılabilmesi için, failin fiili işlerken doğrudan mağduru hedef alması veya mağdurun bu fiili öğrenebileceğini bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Örneğin, bir kişinin mağdura doğrudan e-posta göndermesi veya mesaj uygulamasında mağdurla birebir bir sohbette hakaret içeren bir mesaj paylaşması durumunda, huzurda hakaret suçunun unsurları oluşur. Ancak, mağdurun doğrudan hedef alınmadığı durumlarda bu suç oluşmaz. Örneğin, failin mağduru hedef almaksızın bir başka kişiye hakaret içeren bir mesaj göndermesi ve bu mesajın mağdur tarafından tesadüfen öğrenilmesi durumunda, huzurda hakaret suçu oluşmaz.

Gıyapta hakaret suçunun oluşması için ise hakaret içerikli mesajın en az üç kişiye iletilmesi veya üç kişinin bulunduğu bir grup mesajlaşma ortamında paylaşılması gerekir. Örneğin, failin bir sosyal medya grubunda hakaret içeren bir mesaj paylaşması bu kapsama girer.

İleti Yoluyla Hakaret Suçunda Kullanılan Araçlar

TCK’nın 125/2. maddesi kapsamında iletişim aracı olarak kabul edilen yöntemler şunlardır:

  • Elektronik posta (e-mail),
  • Anlık mesajlaşma uygulamaları (örneğin WhatsApp, Signal, Discord gibi),
  • SMS veya multimedya mesajları,
  • Telefonla yapılan sesli görüşmeler,
  • Sosyal medya platformları üzerinden gönderilen özel mesajlar,
  • Klasik posta ile gönderilen mektuplar.

Huzurda Hakaret ve İleti Yoluyla Hakaretin İlişkisi

Huzurda hakaret, mağdurun fiili doğrudan algıladığı durumları ifade eder. Ancak ileti yoluyla yapılan hakaretlerde, mağdurun hakaret içerikli fiili öğrenebileceği öngörülerek hareket edilmişse, bu durum huzurda hakaret gibi cezalandırılır. TCK’nın 125/2. maddesi, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, örneğin, bir telefon görüşmesinde veya bir e-posta mesajında mağdura yönelik hakaret ifadelerinin kullanılması durumunda fail, huzurda hakaret işlemiş gibi cezalandırılır.

İnternet Üzerinden Alenen İşlenen Hakaret Suçu

Yukarıda da söz edildiği üzere, hakaret suçunun alenen işlenmesi halinde verilecek ceza 1/6 oranında artırılacaktır. Aleniyet şartının oluşması için gerekli kriter, hakaret konusu söz veya davranışın belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülecek, duyulacak ve algılanacak şekilde sarf edilmesidir.

Örneğin kalabalık bir sokağın ortasında bağırmak suretiyle sarf edilen hakaret niteliğindeki sözler, hakaret suçunun alenen işlenmesi sonucunu doğuracaktır. Bununla birlikte, yalnızca birden fazla kişinin bulunması alenen işlenme halinin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Önemli olan “belirlenemeyen sayıda” kişinin bulunmasıdır.

Twitter, Facebook, Instagram vb. sosyal mecralardan işlenen hakaret suçunda aleniyetin mevcut olup olmadığı soruşturma makamlarınca ayrıca araştırılmalıdır. Zira hakaret suçunun sosyal mecralar aracılığıyla işlenmesi her zaman aleniyet sonucunu doğurmamaktadır. Örneğin, gizlilik ayarları ile yalnızca kendi yakın çevresiyle sınırlandırılmış 10 kişinin görebileceği bir şekilde sosyal mecra üzerinden hakaret suçu işlendiğinde aleniyetin gerçekleşmediği kabul edilmelidir.

Hakaret Suçunda Önödeme ve Uzlaştırma

Hakaret suçunun, mağduru hedef alan sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti yoluyla işlenmesi durumunda, fail hakkında önödeme hükümlerinin uygulanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, uygulamalar veya sosyal medya platformları (örneğin Twitter, Instagram, Facebook, WhatsApp vb.) üzerinden işlenen hakaret suçlarına ilişkin soruşturma ya da kovuşturmalarda, önödeme mekanizması devreye girecektir.

Önödeme, failin belirli bir miktar para ödeyerek soruşturma veya kovuşturma sürecinin sonuçlarından kurtulmasını sağlayan bir hukuki kurumu ifade eder. Ancak, hakaret suçunda önödeme hükümlerinin uygulanabilmesi için suçun kamu görevlilerine karşı işlenmemiş olması gerekmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hakaret suçunun temel şekli, taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlar arasında yer alır. Bu tür suçlarda, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma sürecinin uygulanması zorunludur. Uzlaşma sağlanamadığı takdirde, soruşturmaya veya yargılamaya devam edilir.

Uzlaşma Hükümlerinin Uygulanmadığı Durumlar

  • Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi (TCK m.125/2): Hakaret suçu, mağduru hedef alan sesli, yazılı ya da görüntülü bir ileti yoluyla işlenmişse, uzlaştırma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3).

Şikâyete Tabi Olmayan Durumlar

Aşağıdaki durumlarda hakaret suçu şikâyete tabi olmadığı için uzlaştırma hükümleri de uygulanamaz:

  • Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m.125/3-a): Kamu görevlisine, göreviyle bağlantılı olarak yapılan hakaretler uzlaşma kapsamında değerlendirilmez.
  • Dini, siyasi, sosyal veya felsefi inançlar nedeniyle (TCK m.125/3-b): Bir kişinin inançlarını açıklaması, değiştirmesi, yayması ya da mensubu olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranması nedeniyle işlenen hakaretlerde uzlaşma uygulanmaz.
  • Dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik hakaret (TCK m.125/3-c): Kişinin mensubu olduğu dinin kutsal kabul ettiği değerlere hakaret edilmesi durumunda uzlaşma hükümleri devre dışıdır.
  • Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine hakaret (TCK m.125/5): Bir kurulda çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde de uzlaştırma süreci işletilemez.

Hakaret Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Hakaret suçunun temel hali, şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, mağdurun hakareti ve failini öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekmektedir. Eğer bu süre içinde şikayet hakkı kullanılmazsa, mağdur bu hakkını kaybeder. Ancak, suç ne zaman öğrenilirse öğrenilsin, hakaret fiilinin işlendiği tarihten itibaren en fazla iki yıl içinde şikayette bulunulabilir. Bu süre, Türk Ceza Kanunu’nun 73/2. maddesinde belirtilmiştir.

Bununla birlikte, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m.125/3) şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle, bu tür hakaret fiilleri için herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir. Kamu görevlisine yönelik görevle bağlantılı hakaret durumlarında, Cumhuriyet savcısı re’sen soruşturma başlatır. Ancak bu suçun soruşturulabilmesi için, olayın en geç 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde adli mercilere intikal etmiş olması gerekmektedir.

İnternet veya Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçunda Avukatın Önemi

İnternet veya sosyal medya üzerinden hakaret suçu ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu tür durumlarda haklarınızı korumak, etkili bir savunma yapmak ve doğru hukuki adımları atmak için uzman bir avukata başvurmak kritik öneme sahiptir. Özellikle Antalya’da tecrübeli bir ceza avukatı arayanlar için Selcin Law Firm, alanında uzman kadrosuyla hukuki süreçlerde yanınızdaki güvenilir çözüm ortağıdır.